Cuma, Nisan 13, 2007

Sobe

Sevgili Hande ve Çenebaz, 3x3'te sobelemişlerdi beni. Daha önce benzer şekilde 4x4 sobesine yazdığım soruların cevaplarını aynı şekilde yazayım dedim ilk iki soru için. Diğer soruların taze cevapları aşağıda:
Yaşadığım 3 Yer:
-Tuzla/İstanbul (geç buldum çabuk alıştım)
-Yalıkavak/Bodrum (her yaz istisnasız, baba evim)
-İzmir/Bornova ve Çapa/İstanbul (çoook eskiden çocukken) ve -Elazığ (çoook eskiden birazcık büyümüşken)
Tatil İçin Gittiğim 3 Yer:
-Yalıkavak/Bodrum (çok az görüşebildiğim uzak sevgilim)
-Bozcaada (ah o şarap kokan sokaklar ve kale dibindeki çay bahçelerinde çekirdek yemek)
-Halfeti/Urfa (yıllaaaar önce gitmiştim, hala unutamam, artık görme şansım da yok) ve -Eşimle Ege ve Akdeniz turu yapmıştık bir kez. Arabayla tamamen plansız. Nefisti. Cunda'yı, Kekovayı ve Patara'yı çoook sevmiştik.
Yaşamak ya da Görmek İstediğiniz Üç Şehir:
-İstanbul bulunduğum yerde yaşamaktan çok memnunum.
-Görmek istediğim yerler ise fazlaca ama birkaç isim yazayım: Viyana, Floransa, Budapeşte, Norveç, Mardin, Karadeniz çevresindeki şehirler (en uzak Kastamonu'ya kadar gidebildim, o da yıllar önceydi), Uzak kıtalardaki şehirlerden de birkaç tane görsem fena olmaz
Şu Anki Mesleğiniz:
Gemi inşa mühendisiyim. Ama daha çok masada inşa diyelim. Sahada inşa için yaşlıyım artık.
Dünyaya Yeniden Gelseydiniz Hangi Mesleği Yapmak İsterdiniz:
Endüstri ürünleri tasarımı okumak istemiştim. Kılpayı puanla kaçırmıştım. Aklıma hala bu gelir ama yapacak birşey yok.
Kesinlikle Yapamazdım Dediğiniz Meslek:
Paraşütle atlayamazdım bu yüzden amfibi komando olamam mesela. Bir de halı dokumacısı olamazdım herhalde, o ne sabırdır halıcı genç kızlardaki, bravo ve pes diyorum!
Yaşam Felsefenizi Oluşturan Sözlerden Biri:
Altın, gümüş, pırlanta, zümrüt,sedef,yakutla kim mutlu olmuş dünyadaaaa? Bir tek içten gülüş, bir tatlı söz, bir bakış yeter banaaaa!
Bir Kitaptan Alınma Çok Sevdiğiniz Bir Bölüm:
"Şunu bilin ki Prensim..." diye başlayan ve her Conan çizgi romanının başına olan giriş metni. Doğaçlama oldu bu şimdi. Soruya cevap aklıma ilk bu geldi. Uzuuun yıllardır da okumadım. Başka da aklımda tuttuğum metin ya da paragraf yok.
Çok Sevdiğiniz Bir Şiirin Parçası:
Yerçekimli Karanfil
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda ....................
Edip Cansever

Aklıma bu geldi ama kopya çektim antoloji.com'dan.
Üç Yemek Tarifi:
İşte tam bu noktada, Çenebaz ve Hande'nin aflarına sığınarak, hafiften (!) kaytarıyor ve sadece bir tanecik madde ile cevap verebiliyorum. Geçen akşam yaptığım kekciklerin resimlerini çekebildim ancak. Tarif Pastacı'dan Burcu'ya ait. Nefisss oldular, burdan teşekkür edeyim kendisine. Ben fındık yerine, bizimkiler daha çok sevdiği için bol ceviz koydum. Bu akşam muhtemelen hiç kalmamış olacak, zira resmini bu sabah çektiğimde uzun tabağın yarısı boştu. Kekcikleri tüm blog arkadaşlarıma armağan ediyor ve eğer siz de ciddi bir çikolata-sever iseniz,tarifi mutlaka deneyin diyorum.

21 yorum:

Sardunya dedi ki...

Edip Cansever:) Piştiii!:))

annelog dedi ki...

Ben de şimdi sana pişti diye yazdım Sardunya! Yine piştiiii!!:)))

Aslı dedi ki...

Ann, demek sen de İzmir'de yaşadın ha?yaşam felsefenin melodisi bir takıldı ki aklıma sorma :)

fikriminincegülü dedi ki...

gemi inşa mühendisliği, çok güzel ve ilginç geldi bana.:) yaşlıyım deme lütfen... yaşıtız malum.:)))

annelog dedi ki...

Evet Aslı, Bornova'da yedi yıl boyunca, o zamanlar apartman yoktu oralarda, iki katlı bahçeli evler vardı hep, bizim mahallemizde de tüm evler öyleydi.Yıllar sonra gittiğimde hiçbiri kalmamıştı, gördüğümde çok üzülmüştüm:( Ama İzmir'in yeri başkadır:)

Ennn güzel yaşlarımızdayız bence Fikriminincegülü:) Sahada koşturacak gücüm yok ama benim:(

Hande dedi ki...

Annelogcuğum keyifle okudum okuduklarını. Bizi kırmayıp oyuna katıldığın ve seni biraz daha fazla tanımamıza izin verdiğin için çok teşekkürler. Sevgiyle kal... Çocuklarını da öpüyorum...

karamelize dedi ki...

Tuzla'da yaşamızda ilginç oldu şimdi.. tam da bu aralar Tuza'ya taşınmamız gündemdeyken..benim işyerim de gebze organizede, Tuzlayı da çok seviyorum ama şehri bırakıp bırakmama konusunda kararsızım, ne çok sorum var size soracak? çocukların eğitimi ile tuzlayı nasıl entegre ettin mesela? yaz kış tuzlada yaşamak nasıl? yazları hemen her haftasonu İstanbul mercandayız ama yerli olmak nasıl duygu su anda canlandıramıyorum hic.. ay ne yapsam caba, gelsem mi sizin yanınıza komsu?ne yapsam?ne yapsam?.:)
sevgiler,
mehtap

nimetpamuk dedi ki...

bu soruları bende cevapladım fakat tarif kısmını görmedim yahu:)) benimkiler tarifsiz oldu:)

nimet

Age35 dedi ki...

Annelogcum,tarifi denedim mükemmel oldu..Sağol.

renkler dedi ki...

Yaşam felsefen bana da çok yakın. Hayatta hiç parayı pulu, altını, eşyayı kafaya takmadım. Aslında en iyisi bu, fakat bizim gibilerin kıymeti pek bilinmez derler:-)

annelog dedi ki...

Ben de keyifle yazdım Hande. Sen de minik hanımını öp benim için:)

Merhaba Mehtap:) biz on yıldır burdayız, eşimin de benim de iş yerlerimiz burda ve evle iş arası araba ile on dakika. Yol dışında biz burdan çok memnunuz. Artık burası da kalabalıklaşmış olsa da, şehrin boğucu gürültüsü ve trafiği yok burda. Araba ile de heryere ulaşılıyor. Pazar kahvaltısına atlayıp Sarıyer veya Küçükçekmece'dekiarkadaşlarımıza gittiğimiz çok oldu. Çocuklardan önce de, sırf mısır patlakları çok güzel diye Profilo'ya sinemaya giderdik. İzole hissetmedik hiç burda. Kızımın okulu Kartal tarafında servisle gidiyor. Ana okulları var zate burda. Oğlum da önce onlardan birine başlayacak, sonra ablasının okulunun hazırlık sınıfına gider diye düşünüyoruz. Tabii, ilerde okul durumları değişirse biz de pılıyı pırtıyı toplar mekan değiştiririz. Gebze de oldukça yakın. Gidip gelmek sorun olmaz. Tek sıkıntı arabasız akrabaların size gelişlerinde yaşanabilir. Mesela Bakırköy'den üç vesait yapmalılar gibi. Onun dışında kesinlikle tavsiye ederim:)Bekleriz komşu:)

annelog dedi ki...

Çenebaz'ın sobesinde vardı Nimet:) Dur ben de seninkileri okuyayım hemen:)

Afiyet olsun Age, Burcu'ya teşekkürler:)

Olsun bilen bulunur yine de Renklercim:)

cenebaz dedi ki...

Annelogçum, sen de İzmir'in havasını solumuşsun, ha:)) Her yer zamana ve ranta yenik düşüyor ister istemez. Herkes bahçeli evlerini verdi, apartman yaptırdı, şimdi onların çocukları bahçeli evlede oturma derdinde. İlginç bir ksır döngü

Çocuk gibi dedi ki...

Tuzla konusunda sana cani gönülden katılıyorum annelogum :) Gerçekten burası, çabucak alışkanlık yapıveriyor.

CRESCENT dedi ki...

Daha dün bana da kardeşim demişti "Abla sen Endüstri Ürünleri Tasarımı" okumalıymışsın diye :) Kısmet işte! :)

Ayçiçeği dedi ki...

Aşk olsun, yaşlı kelimesini hiç yakıştıramadım :))

annelog dedi ki...

Gerçekten öyle Çenebazcım, insanın içi acıyor, çok güzel çocukluk anılarını kaçırıyor apartmanda çocuklar. Yazık değil mi?:(

İleride şehir içine gitmemiz gerekirse çok üzüleceğim Neşelicim, çok alıştık:)

Sen de mi Crescent? ÖSS ve ÖYS'nin cilveleri işte,olsun sen tasarımın bir ucundan tutyorsun yine de:)

Bizim kızlar da çok kızıyorlar Ayçiçeği, 35 değil 34sün diyorlar:)

KUGUU dedi ki...

Nice saglikli mutlu yaslara ANNELOGcgm:)

annelog dedi ki...

Çok teşekkürler Kuğucum:)

yummymummy dedi ki...

Nadir bayan gemi insa muhendislerinden olmalisin annelog... Keyifli bir istir sanirim, ne hos...

annelog dedi ki...

Eskiden daha nadirdi de şimdi daha çok Yummymummy:)
Keyifli? Evet bazen:)