Pazartesi, Kasım 19, 2007

...

Günlerin hızına yetişmek ne mümkün! Güneşten önce uyanıp, aydededen hemen sonra çoğunlukla sızarak uyumak ve bölünmemiş bir rüya görebilmeyi ummak arasında geçen saatlerde neler oluyor, nasıl göz açıp kapayana kadar günler geçiyor, hayret! Okuduğum kitaba göre şu anda bir Moore cümlesi kurdum. Birşeyin öyle olduğunu biliyor ama yine de inanamıyor, hayret ediyor olma hali. Çocuklarıma bakarken de sıkça böyle hissediyorum. Onları görüyor ama inanamıyorum. Dokunuyor, sarılıyor, sinirlenince bağırıyor, kızıyor, hemen sonra sakinleşiyor, öpüyor, kokluyor, merak ediyor, kalbimi dolduruyor yine de inanamıyorum. Anne olma halimin tüm endişelerini törpülememe yardımcı olabilir bu kitaptaki yaklaşımlar. Böyle olsun diye okumaya başlamamıştım ve kızımın doğumundan bu yana çok yol katettim ama yine de öğrenecek, düzeltecek çok şey var. Herşeyi doğru yapamayız bir kere. Ama daha tehlikelisi doğru yaptığımızı sanmak. Üzeri yaprak ve çalı çırpı ile kamufle edilmiş bu çukura düşmemek için farkında olmak, neyi nasıl yapıyorum diye dönüp kendine sıkça bakmak lazım. Şimdi nasıl davranırsam en doğru (kitap birkez daha bana anlatıyor ki, doğru diye birşey yok, bakış açıları, zaman ve mekan ilişkileri var sadece) tepkiyi vermiş olurum sorularıyla sıkça karşılaşılıyorum ben mesela. Geçenlerde bir film izlemiştik şu söz eşimle ikimizin (hah filmi hatırladım, Son Ültimaton'du, hem de sinemada:) de çok hoşuna gitti :"Eş zamanlı kararlar herzaman mükemmel değildir". Rahatlatıcı. İş hayatında anlık pekçok karar verip, sonucunda bir aksilik olsa da çözeceğimi bilmem, anne olarak anlık karar verip olumsuz bir sonucunun herzaman düzeltilebileceği hissini vermiyor bana. Yok, kesinlikle karamsar değilim. Hatta kendime güvenim gün geçtikçe artıyor.
Misal, bu haftasonu kızımın günlüğüne baktım, ortada ve açıktı. Çok hoşuma giden birkaç not düşmüş. İlk kez karşı cinsle ilgili iç kıpırtılarının başladığına şahit oldum. Öyle masum, öyle güzel, öyle içten yazmış ki. Önce ne yapacağımı bilemedim. Okuduğumu söylesem mi, konuşmak ister mi acaba, bu yaşta oluyor muydu bu kıpırtılar, nasıldı diye bocaladım. Sonra defterini kapattım, gülümsedim. Bulduğum şekilde bıraktım. İsterse paylaşır dedim. Anlık karar verdim.
Büyüyor. Büyüdükçe kalbimde de büyüyor, kardeşi de kendisi de.
Çiçekler balkonumdan. Şimdi keyifleri kaçtı tabii. Yine de burda olsunlar, uzun süre solmasınlar.

13 yorum:

Hande dedi ki...

Annelog cuğum nerelerdeydin? Çok özlettin kendini. Merak etmiştim seni iyice... Annelik konusunda söylediğin ikilemleri çoğumuz yaşıyoruz. AMa bu yrarlı bir ik,lem. İnsan psikolojisi o kadar hassa bir dengede ki ben de düşünmeden edemiyorum her yaptığım hareketin sonucunun ne olacağını. Doğrusu da bu bence. Çünkü insan yetiştiriyoruz biz. Mizaç hariç sorumluluğun büyük kısmı bizde. Öpüyorum seni ve kuzularını. Arayı açma bu kadar olur mu?

www.lezzetaski.com

Mücevher Kutusu dedi ki...

Bir ara ona günlüğünü nasıl saklayacağını öğretmeliyim :)

Sakın okuduğunu hissetmesin. Annem benimle paylaştığında o kadar üzülmüştümki.Bunu neden yaptığına anlam verememiştim. İstesem ona anlatırdım deyip deyip dolanmıştım :)

Çocuk gibi dedi ki...

Aaaa birşeyler karalamışsın :)
Evet büyüyorlar annelog' um :)
Bakalım daha neler öğreneceğiz !!!!!

BALDAN TATLI dedi ki...

İlk heyecanlar nasılda heyecan verici olur. Unuttuk sanırım. Büyüyorlar gözlerimizin önünde ama farkına varamıyoruz bir türlü değil mi?

fikriminincegülü dedi ki...

Sanırım annelik, aslında en zor ve üzerinde en fazla düşünüp çalışılması gereken şey. Yanlışları doğrularıyla anne olmak, çoğu kez inanılması zor da olsa bu duyguları sonuna kadar yaşayabilmek bu dünyadaki en büyük mutluluk. Ne güzel yazmışsın. "Büyüdükçe kalbimde büyüyorlar" demişsin ya hele...

Hande dedi ki...

Annelog cuğum bu yazıya 3-4 gün önce yorum gönderdim. AMa yayınlanmamış. Eline ulaşmadı mı acaba? Öpüyorum...

sevil dedi ki...

EVET CANIM BÜYÜYORLAR. BÜYÜDÜKÇE DEĞİŞİYORLAR. HİSLERİ İLGİ ALANLARI VUCUT YAPILARI. AMA NE OLURSA OLSUN BEN HER İKİSİNEDE HALA BEBEĞİM DİYORUM:)

sevil dedi ki...

EVET CANIM BÜYÜYORLAR. BÜYÜDÜKÇEDE DEĞİŞİYORLAR. DUYGULARI, DÜŞÜNCELERİ, HİSLERİ, VUCUT YAPILARI HEP DEĞİŞİYOR. AMA HALA BEN HER İKİSİNEDE BEBEĞİM DİYORUM :)

SERAP dedi ki...

Çiçekleriniz keyifsizkliklerine rağmen güzeller ve doğru denen şey parmak izimiz kadar bize özeldir.
Kızınız için duyduğunuz kıpırtılar ise beni hem heyecanlandırdı hem de korkuttu .Sıra bana da gelecek dimi:)

Asortik Krep dedi ki...

İyi ki şu günlüklüklerimiz var..!
Öyle güzel yazılar oluyor ki bazen şu yazdıklarını kaç tane kitap okusam bir arada yakalayamazdım.Sağol :)

nimet dedi ki...

annelog keyifle okudum seni akşam akşam:)) günlüğü okuduğunu sakın söyleme. o zaman özeline sarkmış olursun. ki o da özeli olmadığının farkına varırsa bir daha yazmaya bilir. gizli gizli oku hayatının derinliklerinden haberdar ol:))
doğru yoldasın:))

nimet

renkler dedi ki...

Hayret ediyor hali bende yıllardır var. Bir de geçmişteki olayları sanki ben yaşamadım da uzaktan izledim gibi geliyor. Bazı anılara sahiplenemiyor olma hali de var mıdır?

annelog dedi ki...

Merhaba Handecim, senin üzümgöz nasıl? Yazamadım da uğrayamadım da, telafi edeceğim:)

Ben de öyle düşünüyorum Mücevher Kutusu, istese anlatırdı:)

Öyle Neşelicim, tam bir şoktu benim için ama:)

Tatlı heyecanlar bunlar Baldan Tatlı, umarım sağlıkla hepbirlikte daha nicelerini yaşayabiliriz.

Fikriminincegülücüm, çok ince bir çizgide yürümek gibi oluyor bazen değil mi?

Ben de aynı şekilde Sevil, bebek olarak da kalacaklar galiba:)

Haklısın parmak izi gibi Serap. Sıra sana da gelecek tabii ve çok keyif alacağına da eminim. Zorlukları da var ama devede kulak.

Teşekkürler Asortik, ne güzel yazmışsın, utandım:)

Süpersin Nimet!! Tamam böyle devam:))

Evet evet bana da oluyor Renklercim! ÖZel bir adı var mı bilmesem de oluyor.