Dün akşam çok şeker bir abla geldi bize. Çocuklar bayıldılar tabii. Nasıl aklı başında, nasıl cıvıl cıvıl. Gelecek yıl okulunda branşını seçecekmiş. Megatronik okumayı düşünüyormuş. Nedir ki o dedim. Robotların içlerindeki çipleri filan yaparmış bu kişiler. Senkronizasyon ve otomasyon gerektiren her alanda çalışabilirlermiş. Ülkemizde fazla yokmuş bu bölümü bitiren. Geleceğini garanti altına almak istiyormuş. Hem de ailesinin kurulu hazır işleyen bir işi olmasına ve okul sonrası iş bulma kaygısı olmamasına rağmen. Hayatta ne olacağı belli mi olur diyor. Bravo tabii. Ben o yaşlarda bu kadar aklı başında mıydım diye düşünüyorum. Yok. Kesinlikle değildim. Olmalıydım ama. Geçti artık. İlerinin gençleri için herşey çok farklı. Etrafta o kadar çok malzeme var ki. Oyunlar, kitaplar, filmler, çizgi filmler saymakla bitmez.
Ay'da kitabına bayılıyoruz bu aralar. kitabın sonunda belki bizim de birgün aya gidebileceğimiz yazıyor. Oğlum pek istekli değil bu konuda, ay çok uzakmış ve orda yanlız kalırmış çünkü. Yine de legolarla çeşit çeşit uzay gemileri yapıyor. Şimdilik sadece odadan odaya seyahat ediyor bu uzay gemileri.
Bir de bu kitabımız revaçta. Yatmadan önce okuyoruz. Dünyadaki en büyük hayvan hangisidir onu tartışıyoruz sonra. İleride hangi konuyu seçerlerse seçsinler, megatronik konulara dalmasalar bile, bu yaşlarda gördükleri renklerin, şekillerin, hikayelerin, seslerin izlerini taşıyacaklardır diye düşünüyorum.
Şeker abla bir de çocuklar için olan Tabu oyununu getirmiş. Ufak çaplı bir paylaşamama krizi dolayısıyla oynayamadık oyunu. Bir süre cezalı kızım bu konuda. Sanırım bir sonraki haftasonu oynayabiliriz. Ben hiç oynamadım. Eğlenceli olacağa benziyor.